28 yılı çöpe atmamın hikayesi

Şimdi size, 28 yılı çöpe atma hikayemi anlatacağım. Onur Yalazı’nın zayıflama hikayesi,
Dile kolay 28 yıl. Kendimi bildim bileli, hep şişmandım. Şişman derken ya obezite sınırı, ya da obezitenin üzerinden bahsediyorum.
Hani küçükken güzel ablaların “Ay yerim ben bunu tombiş yanaklııı” diye yanaklarını sıktığı, mahallede top oynanırken “aldım verdim”de en sona kalıp dona kalan, ya da ortaokulda, lisede “Bak sen çok şevimlisin ama ben seni arkadaş olarak görüyorum” hedefi insanlar vardır ya işte onların kitap örneğiydim 28 yaşına kadar. Hatta 3 yıl, askerlikten kilo fazlası nedeniyle erteleme aldım.
En son tartıda gördüğüm 115 kilo.. Tabii görmediğim bir +10 da olabilir.

İşte bu şekilde geçirdiğim 28 yılı, üzerine “inekliği”de koyarsak eve kapalı, bilgisayar başında geçmiş 28 yılı 8 ay içerisinde sildim attım. İsteyerek mi sildim derseniz, kesinlikle bir plan dahilinde olmayan bir durumdu. 8 Ayda 45 kilo.. 68 kiloya kadar inmeyi başardım. Üzerinden 2 yıl kadar geçtiği halde hala 70-74 bandı içerisinde geziyorum. 1.70 boy için gayet iyi değil mi? :)
Hayat kalitem çok değişti. Sadece sağlık açısından değil, insanların bakış açısı bile inanılmaz derecede değişti. Ömrümde koşmamışken, 40 dakika koşabilir hale geldim. 3 şınav çekemezken, nizami 50 şınav çekebilir hale geldim. En sonunda “nefes aldığımı hissettim.” 28 yıl, soluk almadan geçen yıllar..
Siz hiç kıyafetleriniz uymuyor diye sevinip, tüm dolabı yeni kıyafetler ile değiştirdiniz mi? Ben yaptım, hem de 2 kere. 2 Kere tüm gardrobumu yeniledim. 52 bedenden 30 bedene bir hikaye bu. Normal bir pantolonun bedenime oturmasını hiç yaşamamıştım. Kendi kendime hiç alışverişe gitmezdim. Ama alış veriş zevkli hale geldiği için gün aşırı kıyafet alır oldum. Hatta annem o kadar şaşırdı ki, “seni silah zoruyla alışverişe götürmezdim, ne oldu alış veriş manyağı oldun?” diye sorar hale geldi. Bir de kapıdan işe uğurlarken, “kasnak oğlum beniim” diye belime dolanışını da yaşadım..
Bu durumdan o kadar memnunum ki, telefonumda şişman halimin fotoğrafını taşıyorum yanımda. Kilo verdiğimi gösterebilmek için.. Fotoğrafa ve bana bakan şaşkın gözleri görmek için.

Bunlar hep hikayenin sonuçları, şimdi ise başına gidelim mi?
Hikayenin başlangıcı beğenilmeme hikayesi doğrusu. Hoşlanırsın birinden, açılırsın ama o seni beğenmez. Belki hiç kiloyla ilgisi yoktur, belki vardır hiç bilemezsin. Ama hep içinizden “ah zayıf olacaktım ki!” cümlesi ve okkalı bir küfür geçer.
İşte bu şekilde başladı benim zayıflama hikayem de.. Bir süre depresyona girdim. Bir süre sonra kendime geldiğimde pek bişey yemediğimi farkettim. Ama hiç açlık çekmiyordum. Hatta yediklerim eski yediklerimin dörtde biri kadardı. “Uzun süredir böyle yiyorum ve açlık çekmiyorum. O zaman yediklerimi arttırmayayım” diye düşündüm. Normal yediklerimi yiyordum. Kızartma yememeye başladığımı, bayıldığım pirinç pilavına elimi sürmediğimi farkettim. Belki tadımlık. Çikolata da yedim, tatlı da ama hep çok az miktarda tadımlık yedim.


Travenian’ın Shibumi kitabında Nikolai Hel’in dediği gibi “Hayır Mr.Diamond. Aslında içiyorum. Ama 2 yudum şarabın 1 yudumdan daha leziz olduğunu düşünmüyorum.
Tartılara küs bir 28 yılın ardından dijital bir tartı aldım. Günlük olarak tartılmaya başladım. Yavaş yavaş 115 den 110 a düştüğümü gördüm. “Aa 5 kilo verdim hadi bakalım, 105 i de görebilecek miyim?” demiştim o 110 u gördüğümde.
İçimden gelen ani bir istekle spor yapmaya başladım. Öyle spor salonuna filan yazılmadım da. Evde kendi kendime geliştirdiğim, karın, bel ve kol hareketleri yapıyordum. Gece saat 1 de spor yapıldığını kimse görmemiştir. Ben yaptım. Çok komiktir, bir gün banyoda duşa hazırlanırken, “lan kilo veriyorum acaba kaç dakika koşabilirim?” diyerek olduğum yerde koşmaya başladım. Bakın banyoda, durduğum yerde koşuyorum, öyle koşu bandı filan da yok ortada. Ömrümde 30 saniyeden fazla koşamazken 5 dakika! evet tam 5 dakika koşabildiğimi farkettim. Tabii ondan sonra günlük olarak yaptığım hareketlere koşu da katıldı. zaman içinde 20 dakika, 30 dakika hatta 40 dakika koştuğum oldu. Koşarken projeksiyonda hızlı bir dizi izlemenin çok faydasını gördüğümü belirtmeliyim. Hepinize de tavsiye ederim. Yorulduğunuzu ve ne kadar koştuğunuzu anlamıyorsunuz bazen.
Bu kilo verme sürecinde hiç büyük hedef koymadım kendime. 110 olduğumda “105 i görebilir miyim ki?”, 105 olduğumda “çift haneler mümkün mü ki?” diye sordum kendime. Hep hedefim 5 kilo vermek oldu.
Ama 8 ay gibi kısa bir sürede 45 kiloyu vermeyi başardım. Sosyalleştim, bilgisayar başından ayrılır oldum. İnsanların arasına girer hale geldim. Kendime güvenim arttı. Hiç tanımadığım insanlara “Merhaba” diyebilecek hale geldim.


Kiloların hayatımıza bu kadar etkisi olduğunu kiloluyken farketmiyoruz. Ama onlardan kurtulduktan sonra ise geriye bakmak bile korkutuyor insanı. Artık yediklerim o günlere göre fazla. Ama hala az. Ani kilo vermem gerekirse biraz kısıyorum ve şeker ve nişasta türlerinden uzak duruyorum. Hala spor yapıyorum. En kötü ihtimal, işime bisiklet ile gidip geliyorum. 40 dakika kadar bisiklete binmiş oluyorum.
Ve kesinlikle ama kesinlikle geriye kilo almayı düşünmüyorum.

 

  1. tebrik ederim abicim. azmine hayran kaldım. bi doktora gitseydin ama sen kalbine falan dokunmasın böyle zayıflamak? allah yeni bedeninle uzun ömürle versin.

  2. Nilgün Şener

    tebrik ederim kısa zamanda çok zayıflamışsınız. pekiyi bunun için öncesinde sonrasında bir diyetisyenden yardım aldınız mı? ya da tahlillerinizi yaptırdınız mı, kan değerlerinize nasıl yansımış?

    • Herhangi bir şekilde diyetisyen kontrolü olmadı. Sağlığım gayet yerinde. Dediğim gibi kötü bir durum olsa, ciddi anlamda spor yapamazdım. Ve üzeirinden geçen yaklaşık 1.5 – 2 yılda sorun yaşardım.

  3. müthiş bir başarı hikayesi, tebrikler.. “yaw şunları hiç yemiyorum” dediğin şeyler neler?

  4. HayrAnlikla okudum. Ben 110 kg ile diyete basladim ama 85 kg civarinda takildim. Ne yazikki vermem gereken en az 20 kilo dAha var umarim ilhaminiz ile motive olurum. Kutluyorum tekrar. Ayrica yine de bir dr kontrolunden gecseniz hArika olur. Bedeninizin Onceki halinden cok daha saglikli oldugunu gormek sizi de cevrenizi de rahatlatacaktir.

  5. yazınızı okudum.Çok güzel anlatmışsınız.

Yorum Yap

Not - Bunları KullanabilirsinizHTML tags and attributes:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Geri İzleme: