15 yıldan fazla oldu bu kelimeyi duymayalı. İlkokul öğrencisi, minik, zayıf, çırpı bacaklı kız Gamze…
Her şey Anadolu Lisesi sınavlarını kazanmamla başladı. Servis ile gidilen 30-35 dk uzaklıkta bir okul, öğle yemeklerini yemek için bir yemekhane, yemekhane yemekleri beğenilmediği için yenen tostlar, hamburgerler, yengenler… 8. sınıf bitiyor ben 55 kg.
Okul değişikliği, lise başka bir okulda… Okul yatılı, ben gündüzlüyüm. Yemekhaneden yatılılar faydalanabiliyor. Gündüzlüler ya evden getirecek ya da kantinden yiyecek. Yensin hamburgerler, tostlar, dönerler… Lise bitiyor, ben 58 kg.
Ve üniversite! Yurt hayatı, yine beğenilmeyen yemekhane yemekleri, yurt mutfağında yemek yapma çabaları. Normal yemek yeme düzeni derken, Prolaktin!
Ayarı bozulan prolaktin hormonunu dengelemek için 2 yıl boyunca kullanılan hormon ilaçları. Hormonu dengelemek ama kilonun sapıtması… Merhaba 70’ler!
İş yaşamı, huzursuzluklar, ilk diyetisyen deneyimi. Verilen listeye uyma ancak buna rağmen kilo vermek yerine ilk ayı +2 kg ile kapatmak.
Şimdi, bütün stres bitmiş, iş hayatım yoluna girmişken yeniden başlayan maraton. Zayıflamak değil, sağlıklı yeme düzenini oturtmak.
Merhaba, ben Gamze. 26 yaşında, 1.67cm boyunda ve 72 kg.’ım. Bu siteye ilk yazımı “Fazla kilolu” kategorisine girmeme rağmen “Hala Şişman” kategorisinde yazıyorum. Mutluyum ve umutluyum, en kısa zamanda sağlıklı bir şekilde “Nihayet Zayıf” kategorisine geçmeyi planlıyorum.
Bence tombul kategorisindesin, ama bir 10 kilo verirsen taş gibi, onun üzerine bir 5 kilo daha verirsen tığ gibi olursun
Simten merhaba,
25 Ekim’de diyetisyen ile ilk randevum var. O zaman belli olacak ne kadar vermem gerektiği. Diyetisyen maceralarımı da tek tek yazacağım. Umarım dediğin olur.
Sevgiler.
hikayen benimkiyle nereyse aynı prolaktin filan okuyunca inanamadım ama yazmamışsın tekrar ne yaptın yazarmısın